"DOKTOR YAZISI GİBİ YAZI" SÖZÜ TARİH OLUYOR; ÇÜNKÜ SAĞLIK KARNELERİ KALDIRILIYOR
SEÇİMDEN ÖNCE DOKUZBİN KADROLU HEMŞİRE ALINMASI DÜŞÜNÜLÜYOR

22 Temmuz 2007 Tarihinden önce
9 bin kişiye bu üniformanın giydirilmesi hedefleniyor
Herkese iyi haftalar.
Haftasonu İstanbul'a biraz yağmur yağdı, dilerim su sıkıntısına faydası olur.
Takvim Gazetesi yine KPSS Deneme Sınavı veriyor ilgilenenlere duyurulur.
Şu an 21 Mayıs 2007 saat 16.30 sitemizdeki sayaç 85757 sayısını gösteriyor. Geçen hafta bu sayı 83909 idi. Bir haftada 85757-83909= 1848 sayfa gösterimimiz olmuş. Bir günde ortalama 264 sayfa gösterimimiz olmuş. Ziyaretçi sayımız geçen haftaya nazaran artmış.
Google geçen hafta bir yazımı indekslememiş. O yazıya buradan link vereyim de indekslesin bari. O yazının başlığı aşağıda başlığa tıklayarak ilgili yazıya ulaşabilirsiniz. İşte Google'nin indekslemediği yazı:
MEMURLAR.NET ÇOK HAKLI, BELEDİYELERE MEMUR ALIMINDA HUKUKDIŞI İŞLEMLER YOĞUNLAŞTI
Geçen hafta içi bir haber dikkatimi çekti. Hürrriyet Gazetesinde çıktı. Habere göre 22 temmuz 2007 Erken seçimi öncesi kadrolu dokuzbin hemşire alınacak. Google'ye Memur Alımı yazıp da sitemizi bulanlar için bu konudaki haberin ayrıntıları şöyle:
SEÇİMDEN ÖNCE KADROLU DOKUZBİN HEMŞİRE ALINACAK
Sağlık Bakanı Recep Akdağ, kadrolu olarak 9 bin hemşireyi istihdam edebilmek için ÖSYM’ye başvurduklarını söyledi. Hemşireler günü dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi’nde bir konferansta konuşan Recep Akdağ, sağlık hizmetinin tamamen bir ekip işi olduğunu hatırlattı.
Bütün sağlık personelinin insani bir hizmet verdiğini söyleyen Akdağ, hizmetin içinde emeğin en yoğun bölümün hemşirelik olduğuna dikkat çekti.
Akdağ, Türkiye’de hemşire ve doktor sayısının düşük olduğunu belirterek bir dönem Türkiye’de yetişmiş hemşirelerin iş bulamadığını, ancak bu trendin artık tersine döndüğünü belirtti.
SAĞLIK BAKANLIĞI KADIN PERSONEL AĞIRLIKLI BİR BAKANLIK
Kadın ağırlıklı bir bakanlık yönettiklerini dile getiren Akdağ, 2002’de hemşire sayısının dört bin (4000) , bugün ise bu sayının altmışdört bin (64 000) olduğunu kaydetti. Akdağ, 9 bin hemşireyi de kadrolu olarak istihdam edebilmek için ÖSYM’ye başvurduklarını açıkladı. Sektörde çalışan hemşirelere verilen aylık ücretin iki misline çıkarıldığını kaydeden Akdağ, bu sözünden sonra hemşirelerin tepkisiyle karşılaştı.
Avrupa’da her 230 kişiye, Türkiye’de ise her 870 kişiye bir hemşire düştüğünü dile getiren Akdağ, "Okullarımızda tercihen bir dil ama özellikle İngilizceyi iyi öğretebilirsek hemşirelerimizin dünyanın her yerinde iş bulabilmesini sağlayabiliriz" dedi. tabi önce Türkiye'de de kişi başına 230 hemşire düşsün o zaman hemşirelerinmiz dışarıda iş imkanı arasınlar. Sayın bakanın verdiği rakamlardan Türkiye'de hemşire açığı olduğu hemen anlaşılıyor.
SAĞLIK KARNESİ DEVRİ BİTİYOR
Sağlık hizmetlerinde bir yenilik daha.
2007 Eylül ayında reçete devri kapanacak. Eczacı, hasta takip numarasını sisteme girdiğinde, hangi doktorun hangi ilaçları yazdığını görecek. Akıllı kartla desteklenecek sistem, sağlık karnesini, sevk kâğıdını ortadan kaldıracak. Denetim kolaylığı ise birçok yolsuzluğu bitirecek.
SSK ve Bağ-Kur'luların özel hastanelerde tedavi olabilmesi, ilaçlarını istediği eczaneden alabilmesi gibi yenilikler bir yenisi daha ekleniyor.
Reçete devri sona eriyor, bir türlü okunamayan doktor yazısı tarihe karışıyor, sağlık karnesi, sevk kâğıdı gibi uygulamalar yerini elektronik işlemlere bırakıyor.
SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı'nın tek çatı altında birleştiği Sosyal Güvenlik Kurumu, eylül ayından itibaren söz konusu reformları hayata geçirecek.
Medula sistemi adı verilen uygulamanın işlerlik kazanması için hastanelere 120 gün hazırlık süresi verildi. Medula sisteminde en belirgin değişiklik, reçetelerin elektronik ortamda yazılması olacak. Doktor, artık hastanın eline reçete tutuşturmayacak.
Hasta, kendisine verilen takip numarasıyla gittiği herhangi bir eczaneden ilaçlarını alabilecek.
Eczane online sisteme hastanın numarasını girdiğinde hangi hastaneden geldiğini, hangi doktorun baktığını ve yazılan ilaçları görecek. Doktor-tıbbi malzemeci ilişkisini de bitirecek olan sistem, denetim kolaylığı sağlayacağı için sağlık alanında görülen birçok yolsuzluk ve usulsüzlüğün de önüne geçilecek.
Sosyal Güvenlik Kurumu elektronik ortamda bütün bilgileri kontrol edecek. Veriler istatistiki olarak sınıflandırılabilecek. Herhangi bir hastaneye kaç hastanın gittiği, kaçının ameliyat olduğu, hangi hastaya ne işlemin yapıldığı görülecek. Uygulamanın bir adım sonrası, hastanelerin faturaları kuruma elektronik ortamda göndermesini öngörüyor.
Uygulamayı Zaman Gazetesine anlatan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Aydemir, Medula sistemi ile ilgili hukuki altyapının tamamlandığını ve hastanelerin hazır olmasının ardından işleyişin başlayacağını söyledi.
Her yıl milyonlarca sağlık karnesi basıldığını dile getiren Aydemir, sadece bunun kalkmasının bile uygulamanın önemini anlatmaya yeteceğini ifade etti. Doktor-tıbbî malzemeci ilişkisini bitirerek yolsuzluğun kaynağını kurutacaklarını belirten Aydemir, şu bilgileri verdi:
"Şu an devlet hastanelerinde yatan hastaların en büyük çilesi gece yarısı gidip ilaç almak. Reçete elinizde eczane eczane dolaşırsınız. Ya da tıbbî malzemeci ararsınız. Burada çok sık bazı doktorlarla tıbbî malzemecilerin ilişkileri gündeme geliyor. Artık hastaneler, yatan hastalar için ilaçları bulunduracak. Bu zorunluluğu getirdik. Aynı şekilde yatan hastalar için tıbbi malzemeleri hastaneler temin edecek. Vatandaş bu işten kurtulacak."
ÜNİVERSİTE HASTANELERİ DE SSK VE BAĞKUR'LUYA AÇILACAK
SGK, yürürlük tarihi 2008'e ertelendiği için geciken çok önemli bir değişikliği de bir tebliğ yayınlayarak uygulamaya sokuyor.
01 Temmuz 2007 tarihinden itibaren uygulanacak tebliğ, yaklaşık 40 milyon SSK ve Bağ-Kur'lunun üniversite ve özel hastanelere sevksiz gidebilmelerine imkan verecek. SSK ve Bağ-Kur'lunun tedavi standartlarını devlet memurlarına yaklaştırmayı amaçladıklarını belirten Birol Aydemir, değişikliğin en önemli sebebini taşra illerindeki üniversite hastanelerinin eksik kapasite ile çalışması olarak gösterdi.
Boş durumdaki taşra üniversitelerine hasta yönlendireceklerini dile getiren Aydemir, değişikliğin ikinci gerekçesini ise şöyle açıkladı: "Şu anda SSK ya da Bağ-Kur'lu birisinin üniversite hastanesine gidebilmesi için devlet hastanesinden sevk alması lazım. Bu durumda hem sevk yaptırdığı devlet hastanesine hem de üniversite hastanesine para ödüyoruz. Bunun önüne geçeceğiz."
Uygulamanın SGK bütçesini etkilemeyeceğini de savunan Aydemir, devlet hastanelerinden üniversite ve özel hastanelere gidecek hastaların getireceği yükün 500 milyon YTL olarak hesaplandığını belirtti.
Bunu yapılan bir düzenlemeyle finanse edeceklerini dile getiren Başkan Aydemir, şu bilgileri aktardı: "Mevcut uygulamada sağlık kurulu raporu olan yani kronik hasta olup sürekli ilaç kullanması gereken vatandaşlarımız, ilaçları bittiğinde tekrar hastaneye gidip ilaç yazdırıyor. Biz ilaç yazdırmak için giden her hasta başına hastaneye para ödüyoruz. Yeni düzenlemede, sağlık raporu olan hasta, ilacı bittiğinde hastaneye tekrar gidip ilaç yazdırmayacak. Eczaneye gidip doğrudan ilacını alacak. Bu hastaların hastaneye gitmemelerinin getireceği toplam tasarruf 500 ile 700 milyon YTL arasında. Yani sağlık harcamaları toplamda artmamış olacak."
AKILLI KARTTA PARMAK İZİ DÖNEMİ BAŞLIYOR
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı Aydemir'in verdiği bilgilere göre, akıllı kart uygulamasında da son aşamaya gelindi. Sağlık karnesini tamamen ortadan kaldıracak akıllı kartta temel bilgiler ve sağlık bilgilerinin yanı sıra o kişinin parmak izi olacak. Hastaneye gidildiğinde hastanın parmak izi kontrol edilecek. Dolayısıyla başkasının karnesiyle hizmet alma anlamındaki yolsuzluk tamamen bitecek.
Akıllı kart uygulamasına birkaç ay içinde pilot bölgelerde geçilecek. 2008'de ise ülke geneline yayılacak.
Herkese tekrar iyi haftalar. Sitemizin bundan sonraki güncellemesi 29 Mayıs 2007 Pazartesi günü saat 15.00 ' de yapılacaktır. 29 Mayıta sitemizde çıkacak yazıdan da haberdar olmak isterseniz mail listemize üye olun.